Kendini Geliştirmek İsteyenlere Basit Ama Etkili: ‘5 Einstein Kuralı

admin
Kasım 7, 2017

nsanlığın onbinlerce yıldır sürdürdüğü ilerleyişin kayıtlı tarihinde, çok az kişi evreni anlayış biçimimizi derinden sarsacak kadar büyük bir etkiye sahiptir. Hiç şüphe yok ki, Albert Einstein, o sayılı insanların en önemlilerinden biriyidi. Çünkü onun dünya görüşü hiçbir zaman matematik ve fiziğin belirlediği sınırlardan ibaret olmadı.

Henüz 22 yaşındayken Alp Dağları’nın kıyısında otururken, bu mükemmel doğanın altında yatan dizaynı, harika uyumu büyük bir hayranlık ve merakla izlerdi. Onun bilimsel görüşünün çağının diğer bilim insanlarının çok ötesinde olmasının sebebi belki de, buydu. Evrenin mucizelerine olan hayranlığı, onun bilimini diğerlerinden hep ayrı kıldı.

Üstün zekâsını, evrene olan hayranlığıyla harmanlayarak, adı çağlar boyu anılacak bir dâhiye dönüşen Einstein’ın kendi hayatında da, prensip edindiği ve ders alınması gereken 7 kural.

1. Merakını ve iç sesini takip et.

“Benim özel bir yeteneğim yok. Sadece merak ettiğim şeyler hakkında biraz fazla tutkuluyum.”

Einstein bu sözüyle, onu hem kariyerinde hem de, iç dünyasında ileri taşıyan şeyin aslında ne olduğunu kısaca özetliyor. Bir çoğumuz kendimizi meraklı kimseler olarak tanımlayabiliriz. Ancak dürüst olmak gerekirse, çok azımız merak ettiğimiz şeyi kovalayarak, onun uğrunda bizi harekete geçirecek olan iç sesimizi dinliyoruz.

Düşünceler eşliğinde zihninize takılan merak hissini takip edin. Kendinize yeni sorular sorarak, yeni şeyler öğrenmek adına kendinize hergün meydan okuyun. Bir süre sonra git gide derine indiğinizi ve bilgi haznenizle beraber, zihninizin de genişlediğini ve farklılaştığını göreceksiniz.

2. Azimli ol ve pes etme.

“İşin sırrı, zeki olmakta değil, karşılaşılan problemler karşısında pes etmemektedir.”

Hem Einstein’ın hem de, diğer birçok başarılı insanın en belirgin özelliklerinden biri karşılaştıkları problemler karşısında pes etmemeleridir. Büyük bir başarı elde etmiş herhangi birini ele alın ve inceleyin. İstisnasız her birinin, hayatlarının belli dönemlerinde büyük zorluklarla karşılaştıklarını ve “yapılamaz” denmesine rağmen bu zorlukların üstesinden geldiklerini göreceksiniz. Unutmayın, ortada bir problem varsa, bir çözümde vardır. Onu görememeniz, çözüm olmadığı anlamına değil, çözümü bulamadığınız anlamına gelir, hepsi bu. Pes etmeyin.

3. Hata yapmaktan korkma.

“Hiç hata yapmayan kişi, yeni hiçbir şey denemeyen kişidir.”

Bu maddeyi, “birçok hata yaptım öyleyse Einstein’ın yolundayım” şeklinde yorumlamamalısınız. Einstein’ın vermek istediği mesaj bize yeni kapılar aralayacak farklılıkları deneyimlemekten korkmamamız ve iç sesimizi takip etmemiz gerektiğidir. Örneğin istifa etmek, farklı bir işe girmek, yeni bir iş kurmak, yeni bir şehre taşınmak, ya da yeni bir ilişkiye başlamak.Bunların hepsi, her yeni başlangıç gibi belli belirsizlikler içeren şeylerdir. İşte bu noktada dürtüsel korkular yerine, iç sesimize güvenmeliyiz. Unutmayın ki, ömrünüzün sonunda gerçekten pişmanlık duyacağınız ve “keşke” diyeceğiniz şeyler, yaptıklarınız değil, yapmaya cesaret edemedikleriniz arasından çıkacak.

4. Bilgini tecrübeyle pekiştir.

“Tecrübe, salt bilgiden üstündür.”

Sadece bilgi tek başına değerli değildir. Birebir tecrübe ile pekişmesi gerekir. Bunun en basit örneklerini zaten gündelik hayatlarımızda görmekteyiz. Örneğin araba sürmekle alakalı bir düzine kitap okuyarak, araba ve sürüş teknikleri hakkında üstün bilgilere sahip olabilirsiniz. Ancak edindiğiniz tüm bilgilere ve tekniklere rağmen, konu üzerinde tek bir kitap okumamış sıradan bir otobüs şoförü sizden daha üstündür. Çünkü tecrübeyle elde edilen bilgi birebir hayatın özünden kopup geldiği için oldukça değerlidir. Kendinizi her anlamda geliştirebilmek için tecrübe kazanmaktan kaçınmamalısınız.

5. Hayal gücü önemlidir!

“Mantık sizi A noktasından, B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere.”

Yazının en başında belirtildiği gibi Einstein’ı diğer büyük bilim insanlarından ayıran şey insan zihnine, evrenin işleyişine ve hayal gücüne beslediği derin hayranlıktı. Einstein’a göre hayal gücü çoğ kez bilgiden bile önemliydi çünkü hayal gücünü hayatın mucizelerine açılan kapının anahtarı olarak görüyordu.Einstein’ın dikkat çektiği hayal gücü sadece sözde kalan bir olgu değil. Bugün çoğu yaşam koçu ve psikolog zihnin kapasitesini geliştirmek adına, hayal gücüne dayalı egzersizlerin faydasına dikkat çekiyor ve milyonlarca insan bir çok farklı yöntem ile hayal gücünü kullanarak mental egzersizler yapıyor.  sizler için Türkçe’ye çevirdiğimiz “Adam ve köpek” egzersiziyle sizde hayal gücünüzü kullanarak zihin kapasitenizi nasıl geliştirebileceğinizi canlı bir örnek ile öğrenebilir ve bu tekniklerden hemen faydalanmaya başlayabilirsiniz;

Brian Lee’nin daha yaratıcı ve kıvrak zekalı olabilmek adına, kendi yaşamına uyguladığı ve harika sonuçlar aldığı bu basit zihin egzersizi sadece tek bir basamaktan oluşmakta. Bir adam ve köpek hayal etmek ve 10 dakika boyunca, bu hayali çoğaltmak. Şöyle ki;

İlk olarak bir adam ve köpek hayal edin;

Adam ve köpek arasındaki ilişkiyi detaylıca hayal etmeye çalışın. Mesela köpek nereden geldi? Adam köpeğin sahibi mi? Sahibiyse, ne kadar süredir bu köpeğe sahip? Adam ve köpek neredeler? Köpeğin cinsi nedir ve bu cins köpeklerin ne gibi özellikleri olabilir? Köpek kaç yaşında? Adam kaç yaşında? Köpek adamın evcil hayvanı mı değil mi? Yoksa adam köpeği sadece bir arkadaşı için mi gezdiriyor?

adam-ve-kopek-alistirmasi

Belli bir süre sonra, bu olası senaryoları olabildiğince çoğaltmaya ve zihninizi zorlamaya başalyın. Örneğin, belki de köpek terkedilmişti ve adam köpeği parkta buldu. Ya da adam kurtulması zor bir hastalığın pençesinde ve bu köpekten başka hiçbir dayanağı yok. Bu zihin oyununu durmadan 10 dakika boyunca devam ettirin. Zihninizin sizi götürdüğü yerlere şaşıracaksınız.

 

Sonraları artık ürettiğiniz senaryoların farklılaştığını ve oldukça yaratıcı bir hal aldığını göreceksiniz. Bazı senaryolarda köpeğin aslında, adamdan zeki olduğunu düşünecek, bazı senaryolarda köpeğin marsa gönderilen bir kaşif köpeği olduğunu ve adamın NASA’da görevli bir bilim adamı olduğunu düşüneceksiniz.

 

Bu egzersizdeki amaç beyninizin nöral bağlantılarını farklı biçimlerde çalışmaya zorlayarak, mental kapasitenizi arttırmaktır. Tekdüze ve farklılıktan uzak bir yaşayış biçimini benimsediğimizde, beynimizdeki nöral bağlantılar artık eskisi gibi farklı alanlarla bağlantı yapmayı bırakırlar ve yaptığımız işler sanki otomatik pilottaymışcasına gerçekleşmeye başlar. Bu araba sürmek, yemek yapmak kimi sıkıcı olaylar esnasında zaman faydalı bir özellik olsa da, zamanla bizim yaratıcılığımızı köreltir.

 

AUZEF BAHAR FİNAL SINAVI
26 - 27 MAYIS 2018




Ağırlıklı Not Ortalaması(ANO) ve Ağırlıklı Genel Not Ortalaması (AGNO) kavramları, öğrencinin bir üst yarıyıldan ders alıp alamayacağının, DC ve DD a... Devamı

İstanbul Auzef Harç Metaryal Eğitim ücretleri ; SAĞLIK ALANINDA LİSANS TAMAMLAMA  (AÇIK ÖĞRETİM) DÖNEMLİK TOPLAM ÜCRET  Sosyal Hizmet 950 TL –  Acil ... Devamı

YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU 5’lik Sistemdeki Notların 100’lük Sistemdeki Karşılıkları tablosu için görmek için aşağıdaki linke tıklayınız. 5’lik Sistemin 1... Devamı

YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU 4’lük Sistemdeki Notların 100’lük Sistemdeki Karşılıkları tablosu için görmek için aşağıdaki linke tıklayınız. 4’lük Sistemin 1... Devamı

2016 yılı Sağlık Lisans Tamamlama Yerleştirme Puanları ; Yerleştirme işlemleri, adayların ön lisans not ortalamalarının 2 ile çarpılarak elde edilen ... Devamı

Öğrenim türü örgün, aöf ve uzaktan eğitim olmak üzere 2016 Sağlık Lisans Tamamlama üniversite kontenjan sayısı 39.640 adettir. Örgün eğitim kontenjan... Devamı