Eğitim Club

MTÜ’de Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 174. Yıldönümü Töreni Yapıldı

admin
Ocak 14, 2020

Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 174. Yıldönümü nedeniyle
Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Ziraat Mühendisleri
Odası’nın ortaklaşa düzenlediği etkinlikte Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü
Ahmet Güldal ve Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Genel Sekreteri Doç.
Dr. Hamit Ayanoğlu katıldı.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Battalgazi Tarım
Yerleşkesinde düzenlenen etkinliğe Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Baro
Başkanı Enver Han, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Çolak, Battalgazi
Belediye Başkanı Osman Güder, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Akçadağ
Belediye Başkanı Ali Kazgan, Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Ziraat
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yıldırım, Ziraat Mühendisleri Odası Şube
Başkanı Fevzi Çiçek,  Malatya Tarım ve
Orman İl  Müdürü Tahir Macit, Elazığ
Tarım ve Orman İl Müdürü Turan Karahan, Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürü Turan
Karahan, Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı
Destekleme Kurumu Murat Tunç, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah
Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşları yöneticileri, STK temsilcileri,
akademisyenler ve davetliler katıldılar.

Etkinlik öğrencilerin müzik dinletisi ile başladı.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun
Bay Karabulut, “Tarım bir iş değil, bir meslek değil, bir sektör de
değildir,  tarım bir sanattır. Ziraat
Mühendislerimiz ve çiftçilerimiz bu toprakları nakış nakış işleyen birer
sanatkârdır. Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 174. 
Yıldönümünü tebrik ediyorum. Sürdürülebilir ekonomiler için tarım ve
tarımsal üretim vazgeçilmezdir.

Bunun sağlanmasında en büyük katkı tarımsal eğitime
aittir.  Tarım toprakları dünyanın en
değerli hazineleridir. Tarım arazileri Türkiye’nin geleceğidir.  Tarım arazileri ülke vatandaşlarının sağlık
ve gıda güvenliği için önemlidir. 
Sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için tarım arazilerinin ve doğal
hayatın korunması büyük önem taşıyor. O nedenle tarım eğitimi, diğer eğitim
alanları kadar değerli ve kıymetlidir” dedi.

-Tarım Teknoparkı
ve Tarım Müzesi kuruluyor

Rektör Prof. Dr. Karabulut şu şekilde konuştu, “Malatya
Turgut Özal Üniversitesi, tarım ve çiftçi dostu bir üniversitedir.
Üniversitemizin kurulduğunda öğrencisi olan tek fakülte ziraat fakültesiydi.
Kuruluş yerleşkemiz aynı zamanda tarım yerleşkesidir.  Ziraat Fakültemizin şuanda aktif öğrencisi
olan Bahçe Bitkileri ve Bitki Koruma olmak üzere 2 tane bölümü var. Önümüzdeki
yıl Tarım Ekonomisi Bölümü ile Zootekni Bölümüne öğrenci almayı hedefliyoruz.
Tarla Bitkileri, Biyosistem Mühendisliği ve Toprak Bilimi ve Bitki Besleme
Bölümleri ile ilgili çalışmalar ise devam ediyor. Battalgazi Tarım Yerleşkemiz
yeni yatırım ve projelerimizle bölgemizin çekim merkezi olacaktır.  Bölgemizin en kapsamlı Tarım Müzesini
Battalgazi Tarım Yerleşkemize yapıyoruz. Bölgemizin en gelişmiş modern Atçılık
Merkezini yine bu yerleşkemize kazandırıyoruz. 
Öğrencilerimiz için yaşam merkezimizi yakında hayata geçiriyoruz.
Aromatik bitkiler konusunda yine önemli projelerimizi bu yerleşkemizde hayata
geçiriyoruz. Bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum;  Fırat Kalkınma Ajansı üniversitemizin “Malatya
Tarım Teknolojileri İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesi Fizibilitesinin
Hazırlanması” projesini Kabul etmiştir. 
Bu proje ile amacımız; Malatya’ya Tarım Teknoparkını kazandırmaktır.
Şimdiden Hayırlı olsun.  Yine; Tohum
Bankası ile ilgili proje çalışmalarımızda devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın
Recep Tayyip Erdoğan’ın kenevir bitkisi ekiminin yaygınlaştırılacağını açıklaması
ile birlikte Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesince ilk ekim
çalışması yapılmıştır.”

-Bir çok ülkeden
yoğun talep ve ilgi var

Bir zamanlar çöpe atılan, yakılan acı kayısı çekirdeği
ile ilgili akademik araştırma çalışmasın ürüne dönüştüğünü belirten Prof. Dr.
Karabulut, birçok ülkeden bu konuda yoğun bir talep ve ilgi gördüklerini
kaydetti.

Dünyada bitkisel ekstrelere yönelik milyar dolarları aşan
piyasalar oluştuğunu belirten Rektör Prof. Dr. Karabulut, “Geleneksel ve
tamamlayıcı tıp gelişmiş ülkelerde yaygınlaşıyor. Bu durum tarımsal üretim için
altın çağ demektir.  Bitkiler kilo kilo
değil, gram gram değer buluyor.  Dünyada
bitkisel ekstrelere yönelik milyar dolarları aşan piyasalar oluşturuyor.  Geleceğin ilaçları kimyasal yolla değil,
tarımsal üretimden gelecektir. Veysel Aşık’ın vurguladığı gibi Kara toprak
insanlığın yâridir. Toprağı yeşertmek, insanlığı yaşatmak bizlerin görevidir.
Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp konusunda
uluslararası hedef ve iddiası ile çalışma yürütmektedir. Son dönemde Türkiye’nin
tarım politikalarında ciddi dönüşümler yaşanmış, tarımsal üretimin nasıl daha
verimli olabileceğine ilişkin teorik ve pratik gayretler daha önce hiç olmadığı
kadar artış göstermiştir. Bu hususta  Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a
teşekkürlerimizi  arz ediyoruz.  Üniversitemizin  tarımsal çalışmalarına her zaman destek
çıkan  Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr.
Bekir Pakdemirli’ye huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Sözlerime son verirken şu
hususlara da dikkat çekmek istiyorum; Türkiye olarak İklim değişikliğine karşı
mutlaka hazırlıklı olmalıyız.  Dünyayı
bekleyen en büyük tehlikelerden birisi; gıda güvenliğidir. Bunun en tabii yolu;
gelecek nesiller için çevreyi ve doğal kaynakları korumaktır. Gıda güvenliğini
ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmaya odaklanmalıyız.”
İfadelerini kaydetti.

-“Tarım
desteklemelerine ayrılan bütçe, bakanlıklar arasında en fazla artırılan bütçe
oldu”

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, “Üreticiyi korumaya
yönelik müdahale araçları niye kullanılmıyor diye soruluyor. Az önce bahsettim.
Biz TMO olarak işin içerisindeyiz. Buğdayda 2019’da yüzde 29 artırdık, kg
başına Bin 350 TL taban fiyatı verdik. Arpa fiyatı yüzde 33 arttı, makarnalık
buğday fiyatı yüzde 32 arttı.  Fındıkta,
üzümde, bakliyat alım fiyatlarında ciddi çiftçi memnuniyeti ve üretimi artıran
destekleme alımları yaptık. Türkiye tarımını yönetenler vatan haini değildir,
Türkiye tarımını yönetenler Türkiye tarımının gelişmesi için çalışıyorlar ve
bunun için de imkanlar neyse sonuna kadar zorlayarak üreticiye yansıtmaya
çalışıyorlar.  Türkiye denildiği gibi
tohuma muhtaç, İsrail’den gelmezse tohum bulunmaz algısı tamamen yanlış.  Şunu da ifade etmek istiyorum. Türkiye’nin
tarım bütçesi 2019 yılında 16 milyar lira iken 2020 yılında 22.1 milyar liraya
yükseltildi. Tarım desteklemelerine ayrılan bütçe, bakanlıklar arasında en
fazla artırılan bütçe oldu. Türkiye buğday ithal ediyor, ama bir sorun niye
ediyor? Anlatıldı birçok sefer. Türkiye’nin 20 milyon ton buğday üretimi var.
18.5 milyon ton tüketimi var. Türkiye buğday üretiminde kendi kendine yeten bir
ülkedir. Ancak Türkiye un ticaretinde de dünyanın lideridir, birinci
sırasındadır.  Buğdaydan un yapıp, unlu
mamuller yapıp yurt dışına satan bir ülkedir ve dünyada bir numaradır. Makarna
ihracatında da İtalya’dan sonra ikinci sıradadır. Haliyle bizim elimizdeki
buğdaydan un yapıp makarna yapıp gönderirsek bize bir şey kalmaz. Takviye
etmemiz lazım veya ihraç edeceğimiz mamul maddesinin ham maddesini yurtdışından
almamız lazım.  Bizde tam olarak onu
yapıyoruz, Türkiye olarak. Türkiye 2018 yılında 5.8 milyon ton buğday ithal
etti. 7.5 milyon ton da mamul madde ihraç etti, un, makarna v.s.  Yaklaşık 2.5 milyon ton fazla bir mamul madde
üretti. Türkiye’nin kazandığı para 1.4 milyar dolar bu un ticaretinde.  Herkes yapıyor, başka ülkeler yapıyor neden
Türkiye yapmasın.  Niye bizim çiftçimizin
morali bozulsun. Türkiye’nin 17-18 milyar dolarlık tarımsal ihracatı var, bunu
da arttırmaya çalışalım. İşte 2023’de 40 milyar dolarlık hedef kondu.”

Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder, “Tarım insanlık
için çok önemli ve stratejik bir sektördür. Tarım olmadan insanlık olamaz.
İnsanlığın var olması ile birlikte tarımın var olduğunu hepimiz biliyoruz.
Malatya’mız sanayi kenti olmuştur, ama Malatya atarım kentidir. Sanayi alanına
harcanan efor ve gayretler maalesef tarım alanında harcanmıyor.” dedi.

Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Genel
Sekreteri Doç. Dr. Hamit Ayanoğlu, “Türkiye’deki tohumculuk sektöründeki
gelişmeler” konu başlıklı konuşmasında “Tarım hayatımızdır, tarım hayatımızın
her yerinde vardır. Tohumda hayatın başlangıcıdır, hayattır. Dolayısıyla tohum
olmadan hayat olmaz. Tohumculuk olmadan üretim olmaz. O nedenle devletimiz çok
isabetli bir kararla tohumculuğu kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe sahip
bir meslek örgütü olarak değerlendirmiştir. Bir üretimden bahsediyorsak,
özellikle de bitkisel üretimden bahsediyorsak güçlü bir bitkisel üretim
sektörüne sahip olabilmeniz için güçlü bir tohumculuk sektörünüz şarttır. Bunu
hiçbir zaman unutmamız gerekiyor.” dedi.

Doç. Dr. Hamit Ayanoğlu, ülkenin tohumculuk
politikalarını; “Kaliteli tohum ihtiyacını karşılamak, Ulusal tohumculuk
sanayisi güçlendirme, Özel girişimciliğe dayalı bir sektör oluşturma,
Uluslararası Kuruluşlar ile entegrasyon, AR-GE çalışmalarını ve sertifikalı
tohumluk üretimini ve kullanımını destekleme ve 
Araştırma ve üretmede etkili bir kamu-özel sektör iş birliği” şeklinde
kaydederken;  tohumculuk sektörünün
geleceğine dair hedeflerini de şöyle aktardı, “Sektör olarak hedef,
zenginleştirilmiş ürün portföyü ile dünya tohumculuk sektöründe lider ülkeler
arasında yer almaktır. Önceliğimiz, ihtiyacımızı kendi genetik kaynaklarımızdan
ıslah edilen tohumluklarla sağlamaktır. Hedefimiz , global bilgiyi ve
tecrübelerimizi yerelde aktifleştirerek; bilgili ve uzman çiftçiler ile
tarımsal üretimde verim ve kalite artışı sağlamaktır. Ürün ve tecrübemizi
uluslararası pazara yayıp yurtdışında da yatırımlar yaparak dünya ölçeğinde yer
almaktır. Ülkemizde GDO’lu tohum ile üretim yapılmamaktadır. Hibrit çeşitleri
kısır değildir. Gıda Güvenliğimiz için üretmek zorundayız. Üretimi artırmak ve
güvenli üretim için Sertifikalı tohum kullanmalıyız.”

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yıldırım, “Tarım
sektörünün dünya genelinde en fazla stratejik öneme sahip sektörlerin başında
yer almasının en önemli nedeni; dünya nüfusunun artmaya devam etmesi, küresel
ısınma, su kaynaklarının kıtlığı, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması ile
ciddi oranda azalması gibi başlıklar altında sıralayabiliriz.  Türkiye’nin geleceğinde önemli oranda tarım
ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesi gerçeği göz önüne alındığında,  tarımsal öğretim, araştırma ve geliştirmeye
olanakları ölçüsünde daha fazla yatırım yapılarak, yenilikçi ve bilişim
teknolojilerini eğitimin bir parçası olarak kullanılması suretiyle geleceğin
mühendislerini yetiştirmemiz gerekmektedir.” İfadelerini kaydetti.

Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Fevzi Çiçek,  “Hiçbir gelişmiş ülke yoktur ki tarımını
geliştirmeden sanayisini geliştirsin. Çünkü tarım ve tarımsal faaliyet gıda
üretiminden, iş gücü istihdama, ekonomik gelirden, toplumun gelişmişlik
seviyelerinin göstergelerine kadar, ilkel toplumlarda  da modern toplumlarda da önemini her zaman korumuştur.
Gelecek dönem en zengin ülkeler 
tükettiğinden daha fazla tarımsal üretim yapan ülkeler olacaktır” dedi.

Törende konuşan Ziraat Fakültesi son sınıf öğrencisi
Şeyma Kaya, mezuniyet sonrası Ziraat Mühendislerinin yaşamış olduğu istihdam
sorununu da dile getirip, Ziraat Mühendisliğinin gelecekte önemli mesleklerden
birisi olacağını kaydetti.

Tören sonunda Ziraat Mühendisleri Odası tarafından
meslekte 35 yılını dolduran Ziraat Mühendisleri

Mahmut Duran, A. Turan Sinanoğlu, İbrahim Gür, İsak Demirtaş ve Yaşar Zengin’e plaket verildi.



Source link

BAHAR FİNAL
06-07 TEMMUZ 2019

SIK SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI 1. İlahiyat Lisans Tamamlama ve Sağlık Lisans Tamamlama Başvurumu nereden yapacağım? Cevap: Başvurular https://lisan... Devamı

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı 2019 SAĞLIK LİSANS TAMAMLAMA SIKÇA SORULAN SORULAR (1) Sağlık Lisans Tamamlama Programına kimler başvurabilir? 2014 y... Devamı

 İstanbul Üniversitesi öğrencisiyim Akademik Kayıt Sistemine (AKSİS) giriş yapamıyorum? Akademik Kayıt Sisteminde (AKSİS) hiç hesap oluşturmamış ise... Devamı

Ağırlıklı Not Ortalaması(ANO) ve Ağırlıklı Genel Not Ortalaması (AGNO) kavramları, öğrencinin bir üst yarıyıldan ders alıp alamayacağının, DC ve DD a... Devamı

İstanbul Auzef Harç Metaryal Eğitim ücretleri ; SAĞLIK ALANINDA LİSANS TAMAMLAMA  (AÇIK ÖĞRETİM) DÖNEMLİK TOPLAM ÜCRET  Sosyal Hizmet 950 TL –  Acil ... Devamı

YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU 5’lik Sistemdeki Notların 100’lük Sistemdeki Karşılıkları tablosu için görmek için aşağıdaki linke tıklayınız. 5’lik Sistemin 1... Devamı
Arama Yapın